O gece ölümün eşiğinden tekerlekli sandalyeye oturarak döndüm.
Doğuşumdan bu yana yaşadığım tüm mutluluklar ve hüzünler tamamen benim yaşamam gerekenlerdi!
Tüm bu güzellikler adına yaşadım ve yaşamaya devam edeceğim ben.
“Her ne olursa olsun. Her ne yaşarsanız yaşayın;
hayat sizi kucaklamaya hazır.
Yeter ki, izin verin.”
Günümüz medeniyetinin sahip olduğu maddi unsurların ve manevi değerlerin anavatanı olarak kabul edilen Mezopotamya, yazının kullanımı ile evrensel kültürün doğduğu coğrafya olmuştur. Bu coğrafyada, başlayan tarım ile birlikte yerleşik kültür ortaya çıkarken insan zihninin en kalıcı soyutlamaları olan devlet anlayışı ve tanrı tasavvuru da gelişmiştir. Mezopotamya şehirlerinde başlayan yönetme-yönetilme olgusu zamanla devlet anlayışına evrilirken, tabiatın gizemli güçlerine verilen mana tanrıların varlığına dönüşmüştür. Bu dönüşüm tapınaklarla kurumsallaşmış bir inanç halini alırken yönetim de tapınak merkezli bir gelişim göstermiştir. Mezopotamya’da başlayan bu gelişim zamanla dünyanın geri kalanına yayılmış ve günümüz evrensel kültürünün temellerini oluşturmuştur. Bu kitap, Mezopotamya’daki inanç olgusunun ve yönetim anlayışının gelişimi ile evrensel kültürdeki yeri hakkında araştırmalar yapan akademisyenlerin çalışmalarını içermektedir.
Sevgili okur,
Toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldırmak sadece kadınların görevi değildir. Toplumda cinsiyetler arası eşitliğin sağlanması her bireyin ödevidir. Ben de bir bilim insanı olarak ne yapabilirim sorusunun cevabını uzunca süre aradım. Yaptığım meslek ve çalışma alanımdaki sorunları tespit etmenin ödevimi yerine getirmenin en iyi yolu olduğunu düşündüm. Bunu yaparken de kadınlar hakkında erkeklerin daha çok ahkam kestiği mecliste, gazetelerde, televizyon ve radyolarda, üniversitelerde, sokaklarda yapıldığının aksine sadece ve sadece kadınların sorunları özgürce dile getirecekleri bir ortak alanı yaratmak istedim.
376 adet ürün bulunmuştur.