Okumak mı okumaya çalışmak mı? Ben okuyabilmek dedim çıktım işin içinden. Çok mu okuyorum, evet gereğinden fazla. Hiç okumayanlarla çok daha iyi anlaşıyorum. Hatta yarım asırdan fazla yaşamış birinin yaşı kadar kitaba gözleri değmemişse okumasının zararlı olabileceğini düşünüyorum. Ben okuyorum, mecburum; harfleri tanıdıktan sonra gazetelerin büyük puntolu yazılarını boyun damarımı şişire şişire okumaktan zevk alırdım. Dinlerdi ihtiyarlar okuduğum haberleri ve sevindirirlerdi ceplerindeki kuruşlarla. Sonra evimize gelen aylık Diyanet Çocuk Dergilerini beklerdim tam üç hafta. Okumayanların okumuş gibi davrandıklarını görüp ve en çok da onların “okumanın faziletlerine dair” gevezeliklerine şahit olunca, belki bir katkısı olur diye Okuyabilmek’i hazırladım nitelikli okur olmak isteyenlere. Evet, okuyabilmek bir gayrettir ve kendisine yollar insanı… Okutabilmek mi? Bence, asla…
Ürüne ait yorum bulunmamaktadır.
Bu çalışma ile özel eğitim öğretmenlerinin meslekleri ve matematik öğretimlerine yönelik rol ve sorumlulukları doğrultusunda özyeterlilik algılarını ölçecek birer ölçme aracının geliştirilmesi ve bu ölçeklerle öğretmenlerin özyeterlilik düzeylerinin belirlenmesi hedeflenmektedir.
Özyeterlilik, verilen eğitim ve sağlanan desteklerle arttırılabilir bir özellik olduğundan (Al-Darmaki, 2004; Daniels ve Larson, 2001; Goetz, Hunt ve Soto, 2002; Urbani, Smith, Maddux, Smaby, Torres-Rivera ve Crews, 2002) çalışma bulguları doğrultusunda özel eğitim öğretmenlerinin mesleklerine ve matematik
öğretimlerine ilişkin özyeterlilik algılarını olumlu yönde arttırma konusundaki gereksinimlerin belirlenebilmesi olasıdır.
Çalışma beş bölüm şeklinde tasarlanmıştır. Birinci bölümde çalışmanın konusu ve problem durumu ele alınmıştır. Bu doğrultuda matematik öğretim özyeterliliği özel eğitim kapsamında vurgulanarak odaklanılan çalışma alanı sunulmuştur. Daha sonra çalışmanın amacı ve önemi üzerinde durularak yapılma gerekçeleri belirtilmiş ve çalışmanın ana çerçevesi açıklanmıştır.