Babamızın “aslanım! ya da ceylanım!”ı koltuklarımızı kabartırken “eşek!”i kılığımızı eğriltir. Hepsi hayvan, isim ve kelime… Nedir bizi halden hale sokan; babamız mı, hayvanlar mı yoksa.. yoksa kelimeler mi? Genelde dilin birimleri olarak düşünürüz ya kelimeleri, ben de öyle düşünürken benzeyenleri ve hiç benzemeyenleri gördüm. Benzer kelimelerin de aslında benzeşmediklerini tıpkı insanların birbirlerine hiç benzemedikleri gibi ama yine de turşucular, Fenerbahçeliler, gazeteciler, şairler, turşucu Fenerliler, şair Cimbomlular, gazeteci Karakartallar ya da Beşiktaşlı Fenerliler gibi kesişme noktalarının olduğunu gördüm ve Türkçede benzer anlamlı kelimelerin fotoğrafını çekmeye çalıştım. “Kelimeler, kelimeler, kelimeler” diye karanlıkta çığlık atan Cemil Meriç’in dünyasını aydınlatan kelimeler, belki de bu kelimelerdendir, kim bilir!
Bu çalışma ile özel eğitim öğretmenlerinin meslekleri ve matematik öğretimlerine yönelik rol ve sorumlulukları doğrultusunda özyeterlilik algılarını ölçecek birer ölçme aracının geliştirilmesi ve bu ölçeklerle öğretmenlerin özyeterlilik düzeylerinin belirlenmesi hedeflenmektedir.
Özyeterlilik, verilen eğitim ve sağlanan desteklerle arttırılabilir bir özellik olduğundan (Al-Darmaki, 2004; Daniels ve Larson, 2001; Goetz, Hunt ve Soto, 2002; Urbani, Smith, Maddux, Smaby, Torres-Rivera ve Crews, 2002) çalışma bulguları doğrultusunda özel eğitim öğretmenlerinin mesleklerine ve matematik
öğretimlerine ilişkin özyeterlilik algılarını olumlu yönde arttırma konusundaki gereksinimlerin belirlenebilmesi olasıdır.
Çalışma beş bölüm şeklinde tasarlanmıştır. Birinci bölümde çalışmanın konusu ve problem durumu ele alınmıştır. Bu doğrultuda matematik öğretim özyeterliliği özel eğitim kapsamında vurgulanarak odaklanılan çalışma alanı sunulmuştur. Daha sonra çalışmanın amacı ve önemi üzerinde durularak yapılma gerekçeleri belirtilmiş ve çalışmanın ana çerçevesi açıklanmıştır.