Ahşap mavi kapı, rengi biraz solmuş ve kapanmış yalnızlığa,
Üzerindeki asma kilit çok uzun süre önce paslanmış.
Pasın boyası yağan yağmurlarla akmış tahta doğramaya,
Belli ki çok uzun zamandır bu kapı kapalı hiç açılmamış…
Sen geri gelsen; bu ev canlanacak, bahçede güller açacak,
Ağaçlarda kuşlar şakıyacak, sesleri avluyu dolduracak…
Kapının kilidi açılacak, üstünde pası-kiri kalmayacak,
Sen geri gelsen; duvarlar, taşlar, kapı…
Her şey yeniden hayat dolacak…
Ürüne ait yorum bulunmamaktadır.
Bazıları, yastıkta gözyaşı ne, bilir mi?
Bayramlar gelir geçer, kimse bana gelir mi?
Ve beni biri koklar, annem gibi güler mi?
Yalnız O'nun teninde kokusu var güllerin
Annemi istiyorum... Bana annemi verin...
Sanki
Bütün alemde
Yıkılan ve kırılan şeylerin suçu Bendeymiş gibi,
Yüzümü saklıyorum.
Prizmada
Renklere ayrılarak kırılan ışınlar gibi,
Bütün organlarım ayrılıyor!
Ve
Beynim avuçlarımda!
Ne zaman, kim tutuşturdu bu kalemi elime?
Nasıl da anlayamadım(!)
Belki yarım kaldığından anlatacaklarımın…
Belki de vazgeçmenin kıyısına varamadığımdan…
Ya da…
Hayata, insana dair ne varsa yirmi dört saate sığdıramadığımdan…
Dört mevsimi yok ki! Havanın, suyun, toprağın.
Beşinci mevsiminde saklı her yüreğin yangını
Ve şüphesiz …
Yazılmış veya yazılacak olan hiçbir şiir sahipsiz değil.