Ahşap mavi kapı, rengi biraz solmuş ve kapanmış yalnızlığa,
Üzerindeki asma kilit çok uzun süre önce paslanmış.
Pasın boyası yağan yağmurlarla akmış tahta doğramaya,
Belli ki çok uzun zamandır bu kapı kapalı hiç açılmamış…
Sen geri gelsen; bu ev canlanacak, bahçede güller açacak,
Ağaçlarda kuşlar şakıyacak, sesleri avluyu dolduracak…
Kapının kilidi açılacak, üstünde pası-kiri kalmayacak,
Sen geri gelsen; duvarlar, taşlar, kapı…
Her şey yeniden hayat dolacak…
Ürüne ait yorum bulunmamaktadır.
Kalmadı artık
Yüreğime yakışmayan
Eğreti elbiselerim
Ama bilirim
Kül, kanat ve deniz…
Peşimi sürer gizli gizli
Yetişir şifaya sevdiklerim
Zamanı, ânı onarır bütün bildiklerim
Aşk, insanın kendini aramak için çıktığı, fakat yolda bizzat kendisini kaybettiği o çetin
seyrüseferin adıdır. İnsan bu dünyaya ham bir kelam olarak gelir; nefsin kuyusunda çırpınır,
arafın eşiğinde titrer, gurbetin ayazında kavrulur da nihayet sükûtun ve fena makamının o
saflığına erdiğinde pişer, "Bir" olur.
Elinizde tuttuğunuz bu sayfalarda, kulun ve âşığın yedi ikliminden geçerek kendi hakikatine
yürüyüşü gizlidir. Şiirlerin her biri; kuyunun karanlığından ummanın sonsuzluğuna uzanan
birer basamak, dünyadan ve onun süslü rüyalarından uyanışın sesidir.
Sır, kelimelerin çokluğunda değil; o kelimelerin arkasına saklanan saf ve sert sükûttadır. Biz
sözü israf etmedik; az ve öz söylemeyi, yorulmuş ruhlara bir nefes, arif olan gönüllere ise
gizli bir ayna tutmayı murat ettik.
Bu kitap; nefsine karşı duranların, "Bıraktım Sana" diyerek teslimiyet hırkasını giyenlerin ve
son eşikten geçip hiçlik noktasında baki kalana kavuşanların hikayesidir.
Beşeri perdenin arkasındaki ilahi tecelliyi görenlere, sözün bittiği yerde kalbiyle dinleyenlere
selam olsun.
Pirfanî