Ahşap mavi kapı, rengi biraz solmuş ve kapanmış yalnızlığa,
Üzerindeki asma kilit çok uzun süre önce paslanmış.
Pasın boyası yağan yağmurlarla akmış tahta doğramaya,
Belli ki çok uzun zamandır bu kapı kapalı hiç açılmamış…
Sen geri gelsen; bu ev canlanacak, bahçede güller açacak,
Ağaçlarda kuşlar şakıyacak, sesleri avluyu dolduracak…
Kapının kilidi açılacak, üstünde pası-kiri kalmayacak,
Sen geri gelsen; duvarlar, taşlar, kapı…
Her şey yeniden hayat dolacak…
Ürüne ait yorum bulunmamaktadır.
Kalmadı artık
Yüreğime yakışmayan
Eğreti elbiselerim
Ama bilirim
Kül, kanat ve deniz…
Peşimi sürer gizli gizli
Yetişir şifaya sevdiklerim
Zamanı, ânı onarır bütün bildiklerim
Sanki
Bütün alemde
Yıkılan ve kırılan şeylerin suçu Bendeymiş gibi,
Yüzümü saklıyorum.
Prizmada
Renklere ayrılarak kırılan ışınlar gibi,
Bütün organlarım ayrılıyor!
Ve
Beynim avuçlarımda!
Memleket nere ? Gurbet nere ?
Her yörenin kendine özel işleri, telaşı, mücadelesi, ekmeği, aşı var.
Kültürü, geleneği, sesi, nefesi, şivesi ve tadı var.
Yazar, Anadolu’nun bir rengi olan Karadeniz yöre yaşantısının kesitlerini, anne hikayeleriyle harmanlayarak nesir, şiir ve türkü formunda kendine has üslubuyla anlatmıştır.
Aile içi samimi bir iletişim ortamı olan paragrafta birbirine mani ve türkülerle sataşmış, laf atmış, güldürmüş, eğlenip neşelenmiştir.