Ruznamçeci İbrahim Aşçı Dede’den Hatıralar / Orhan Âlimoğlu
9786255858504
VAR
Aşçı İbrahim Dede’nin 19. yy. sonlarında kaleme almaya başladığı hatırat ve seyahatname türündeki eseri, bir dervişin hatıraları olmaktan ziyade O dönem Osmanlı toplum hayatını
çok yönleriyle etraflıca anlatmaktadır. İstanbul’daki tasavvufi hayat ile Erzurum, Erzincan, Şam, Hicaz, Bağdat, Edirne’ye kadar Osmanlı coğrafyasındaki özellikle askeri hayatı cazip bir üslupla gözler önüne sermektedir.
Bu hatıraları birkaç yıl evvel okumuş çok zevk almıştım. Zaten ruhaniyetli kitaplar kendini okutuyor. 2025 yılı ikinci yarısında, bu kitaptan biz de seçmeler yapsak, hem lisan zevki
hem maneviyat meylinin kuvvetlenmesine vesile olabilir, diye düşündük. Bu sebeple eserin ilk 2 cildini yeniden anlamaya çalışarak okuduk. Hakikaten peşin hüküm, fikri sabit sahibi
olmayanlara ecdadın zengin dilini zevk ettirir, inşirah ve intibaha vesile olur diye bu çalışmayı yaptık. Sivil asker azizanın himmetlerini ümid ve temenni ederiz.
Üsküdarlı Bir Türk kızı Sıdıka Hanımın Torunu Avrupa’lı bir Müslüman olan Aliya sadece bir siyasetçi, bir düşünür ve bir aksiyon adamı değildir. Felsefe ve edebiyat merakı, yöneticilik ahlakını derinlikli, analitik ve estetik değerler kümesiyle zenginleştirmesini mümkün kılan Alia, Avrupa’nın göbeğinde insan hakları ve hukukun ayaklar altına alındığı, halkına karşı sistematik bir soykırım girişiminin gerçekleştirilmeye çalışıldığı bir süreçte ülkesi ve milletinin bu felaketten çıkışına ve bağımsızlığına yol gösterici olmuş büyük bir liderdir.
Fikirleri, siyasi mücadeleleri ve savunduğu değerler ile dünyaya bir meşale olan Aliya’nın, tarihe geçen altın mürekkep damlalarından birkaçını önünüze serpiyoruz.
Coğrafya kader ise; birbirinden farklı iki ülkede bu kaderi yaşamak nasıl bir tecrübe acaba, diyenlere aradığı cevapları bulabilecekleri bir esere sahip olmak ayrıcalık olsa gerek.
"Yabancı Diyarın Yerli Hikayesi", yalnızca Almanya ve Türkiye arasındaki farklar, benzerlikler ya da kültürel temas noktalarını değil, aynı zamanda göç, uyum, kimlik ve insan olmanın taşlarıyla örülmüş ortak kaderin bu iki coğrafyadaki eşsiz yansımasıdır.
Almanya'da yeni bir yaşam kurmaya çalışan soydaşlarımıza ve Avrupa'da yaşamanın nasıl olduğunu merak edenlere güzel bir rehber.