Yağmur yağıyordu.
Sanki gökyüzünde bir ırmak...Yolunu şaşırmış da yeryüzünün tozunu almak için yollara dökülmüş gibi yağan bir yağmur...Bütün caddelerde birikmiş sular,denize doğru akamamanın öfkesini kuşanmış gibi duruyorlardı.Yapraklarına özlem çeken ağaçlar,zikir sonrası huzura ermiş dervişler gibi,bu ıslak vaktin bitmesini bekliyorlardı.
Ürüne ait yorum bulunmamaktadır.
Tarz-ı selefe takaddüm ettim
Bir başka lügat tekellüm ettim
Esrarını mesneviden aldım
Çaldımsa da miri malı çaldım
Fehmetmeğe sen de himmet eyle
Ol gevheri bul da sirkat eyle
Şeyh Galip
Zevkle okuyup istifade ettiğimiz ecdad eserlerinden, haberdâr olanların tekrar zevkini yaşaması, bunlara rastlamayanların da haberdar ve zevkiyâb olması için mütevazi çalışmalar yaptık. Sonra bunların; Yunus Emre’den, Ahmed Kuddusi’ye, Hüseyin Vassaf’dan Salih Baba’ya, Osman Kemâli’den Alvarlı Efe Hz. lerine. Safiye Erol, Halide N. Zorlutuna, Münevver Ayaşlı Hanımefendilere kadar birçok muteber ve mübarek zevatın kapsadığını gördük.
İsm-i şerifi geçenlere de rahmete, mağfirete vesile olması niyazıyla...
Aşçı İbrahim Dede’nin 19. yy. sonlarında kaleme almaya başladığı hatırat ve seyahatname türündeki eseri, bir dervişin hatıraları olmaktan ziyade O dönem Osmanlı toplum hayatını
çok yönleriyle etraflıca anlatmaktadır. İstanbul’daki tasavvufi hayat ile Erzurum, Erzincan, Şam, Hicaz, Bağdat, Edirne’ye kadar Osmanlı coğrafyasındaki özellikle askeri hayatı cazip bir üslupla gözler önüne sermektedir.
Bu hatıraları birkaç yıl evvel okumuş çok zevk almıştım. Zaten ruhaniyetli kitaplar kendini okutuyor. 2025 yılı ikinci yarısında, bu kitaptan biz de seçmeler yapsak, hem lisan zevki
hem maneviyat meylinin kuvvetlenmesine vesile olabilir, diye düşündük. Bu sebeple eserin ilk 2 cildini yeniden anlamaya çalışarak okuduk. Hakikaten peşin hüküm, fikri sabit sahibi
olmayanlara ecdadın zengin dilini zevk ettirir, inşirah ve intibaha vesile olur diye bu çalışmayı yaptık. Sivil asker azizanın himmetlerini ümid ve temenni ederiz.