QR Kodlu Sesli Kitap
Seni Özlemenin Günü Yok
Seni özlemenin günü yok
Bazen bir pazartesi sabahı ansızın düşüyorsun aklıma
Bazen perşembe günleri
Yorgun bir ikindi vakti, tüm gündendiler sırtını dönmüşken,
Sen beliriyorsun içimin günebakan yanlarına
Seni özlemenin günü yok
Bazen arife günüymüş gibi geliyor
Ertesi bayram kavuşmalarını hissediyorum
Cuma zannediyorum tüm günleri
Takvimler; bayramın birinci, ikinci, üçüncü, yirminci, sekseninci günü gibi oluyor
Seni özlemenin günü yok
Bazen pazar sabahları şiir olup kahvaltının yanında yerini alıyorsun
Bazen büsbütün kıskandırıyorsun şairleri
Kuytu bir köşeden izliyorum seni
Takvimlerde kayboluyorsun
Seni özlemenin günü yok,
Sıcak bir yaz günü,
Yanına tas konmuş hayrattan su içer gibi yudumluyorum kavuşmalarımızı
İskelede, eli boş dönmeyen balıkçı mutluluğu ile karşılıyorum
Takvimlerden hangi gün bilmiyorum
Günü yok seni özlemenin
Turnalara söyledim
Kırlangıçlara, yeni doğan bebeklere, leyleklere
Mevsim göç değil geldi hepsi
Tarih kavuşmaları gösteriyor ayrılıkları değil
Seni özlemenin günü yok, gitme şimdi.
Ürüne ait yorum bulunmamaktadır.
Aşk, insanın kendini aramak için çıktığı, fakat yolda bizzat kendisini kaybettiği o çetin
seyrüseferin adıdır. İnsan bu dünyaya ham bir kelam olarak gelir; nefsin kuyusunda çırpınır,
arafın eşiğinde titrer, gurbetin ayazında kavrulur da nihayet sükûtun ve fena makamının o
saflığına erdiğinde pişer, "Bir" olur.
Elinizde tuttuğunuz bu sayfalarda, kulun ve âşığın yedi ikliminden geçerek kendi hakikatine
yürüyüşü gizlidir. Şiirlerin her biri; kuyunun karanlığından ummanın sonsuzluğuna uzanan
birer basamak, dünyadan ve onun süslü rüyalarından uyanışın sesidir.
Sır, kelimelerin çokluğunda değil; o kelimelerin arkasına saklanan saf ve sert sükûttadır. Biz
sözü israf etmedik; az ve öz söylemeyi, yorulmuş ruhlara bir nefes, arif olan gönüllere ise
gizli bir ayna tutmayı murat ettik.
Bu kitap; nefsine karşı duranların, "Bıraktım Sana" diyerek teslimiyet hırkasını giyenlerin ve
son eşikten geçip hiçlik noktasında baki kalana kavuşanların hikayesidir.
Beşeri perdenin arkasındaki ilahi tecelliyi görenlere, sözün bittiği yerde kalbiyle dinleyenlere
selam olsun.
Pirfanî
Bazıları, yastıkta gözyaşı ne, bilir mi?
Bayramlar gelir geçer, kimse bana gelir mi?
Ve beni biri koklar, annem gibi güler mi?
Yalnız O'nun teninde kokusu var güllerin
Annemi istiyorum... Bana annemi verin...