QR Kodlu Sesli Kitap
Seni Özlemenin Günü Yok
Seni özlemenin günü yok
Bazen bir pazartesi sabahı ansızın düşüyorsun aklıma
Bazen perşembe günleri
Yorgun bir ikindi vakti, tüm gündendiler sırtını dönmüşken,
Sen beliriyorsun içimin günebakan yanlarına
Seni özlemenin günü yok
Bazen arife günüymüş gibi geliyor
Ertesi bayram kavuşmalarını hissediyorum
Cuma zannediyorum tüm günleri
Takvimler; bayramın birinci, ikinci, üçüncü, yirminci, sekseninci günü gibi oluyor
Seni özlemenin günü yok
Bazen pazar sabahları şiir olup kahvaltının yanında yerini alıyorsun
Bazen büsbütün kıskandırıyorsun şairleri
Kuytu bir köşeden izliyorum seni
Takvimlerde kayboluyorsun
Seni özlemenin günü yok,
Sıcak bir yaz günü,
Yanına tas konmuş hayrattan su içer gibi yudumluyorum kavuşmalarımızı
İskelede, eli boş dönmeyen balıkçı mutluluğu ile karşılıyorum
Takvimlerden hangi gün bilmiyorum
Günü yok seni özlemenin
Turnalara söyledim
Kırlangıçlara, yeni doğan bebeklere, leyleklere
Mevsim göç değil geldi hepsi
Tarih kavuşmaları gösteriyor ayrılıkları değil
Seni özlemenin günü yok, gitme şimdi.
Ürüne ait yorum bulunmamaktadır.
Kalmadı artık
Yüreğime yakışmayan
Eğreti elbiselerim
Ama bilirim
Kül, kanat ve deniz…
Peşimi sürer gizli gizli
Yetişir şifaya sevdiklerim
Zamanı, ânı onarır bütün bildiklerim
Sanki
Bütün alemde
Yıkılan ve kırılan şeylerin suçu Bendeymiş gibi,
Yüzümü saklıyorum.
Prizmada
Renklere ayrılarak kırılan ışınlar gibi,
Bütün organlarım ayrılıyor!
Ve
Beynim avuçlarımda!
Memleket nere ? Gurbet nere ?
Her yörenin kendine özel işleri, telaşı, mücadelesi, ekmeği, aşı var.
Kültürü, geleneği, sesi, nefesi, şivesi ve tadı var.
Yazar, Anadolu’nun bir rengi olan Karadeniz yöre yaşantısının kesitlerini, anne hikayeleriyle harmanlayarak nesir, şiir ve türkü formunda kendine has üslubuyla anlatmıştır.
Aile içi samimi bir iletişim ortamı olan paragrafta birbirine mani ve türkülerle sataşmış, laf atmış, güldürmüş, eğlenip neşelenmiştir.
Ne zaman, kim tutuşturdu bu kalemi elime?
Nasıl da anlayamadım(!)
Belki yarım kaldığından anlatacaklarımın…
Belki de vazgeçmenin kıyısına varamadığımdan…
Ya da…
Hayata, insana dair ne varsa yirmi dört saate sığdıramadığımdan…
Dört mevsimi yok ki! Havanın, suyun, toprağın.
Beşinci mevsiminde saklı her yüreğin yangını
Ve şüphesiz …
Yazılmış veya yazılacak olan hiçbir şiir sahipsiz değil.