Ürüne ait yorum bulunmamaktadır.
Aşk, insanın kendini aramak için çıktığı, fakat yolda bizzat kendisini kaybettiği o çetin
seyrüseferin adıdır. İnsan bu dünyaya ham bir kelam olarak gelir; nefsin kuyusunda çırpınır,
arafın eşiğinde titrer, gurbetin ayazında kavrulur da nihayet sükûtun ve fena makamının o
saflığına erdiğinde pişer, "Bir" olur.
Elinizde tuttuğunuz bu sayfalarda, kulun ve âşığın yedi ikliminden geçerek kendi hakikatine
yürüyüşü gizlidir. Şiirlerin her biri; kuyunun karanlığından ummanın sonsuzluğuna uzanan
birer basamak, dünyadan ve onun süslü rüyalarından uyanışın sesidir.
Sır, kelimelerin çokluğunda değil; o kelimelerin arkasına saklanan saf ve sert sükûttadır. Biz
sözü israf etmedik; az ve öz söylemeyi, yorulmuş ruhlara bir nefes, arif olan gönüllere ise
gizli bir ayna tutmayı murat ettik.
Bu kitap; nefsine karşı duranların, "Bıraktım Sana" diyerek teslimiyet hırkasını giyenlerin ve
son eşikten geçip hiçlik noktasında baki kalana kavuşanların hikayesidir.
Beşeri perdenin arkasındaki ilahi tecelliyi görenlere, sözün bittiği yerde kalbiyle dinleyenlere
selam olsun.
Pirfanî
Sanki
Bütün alemde
Yıkılan ve kırılan şeylerin suçu Bendeymiş gibi,
Yüzümü saklıyorum.
Prizmada
Renklere ayrılarak kırılan ışınlar gibi,
Bütün organlarım ayrılıyor!
Ve
Beynim avuçlarımda!
Kalmadı artık
Yüreğime yakışmayan
Eğreti elbiselerim
Ama bilirim
Kül, kanat ve deniz…
Peşimi sürer gizli gizli
Yetişir şifaya sevdiklerim
Zamanı, ânı onarır bütün bildiklerim
seni sevmekten vazgeçtim ben,
usul usul
sağanak gibi geçtim içinden
sen bilmedin
Ne zaman, kim tutuşturdu bu kalemi elime?
Nasıl da anlayamadım(!)
Belki yarım kaldığından anlatacaklarımın…
Belki de vazgeçmenin kıyısına varamadığımdan…
Ya da…
Hayata, insana dair ne varsa yirmi dört saate sığdıramadığımdan…
Dört mevsimi yok ki! Havanın, suyun, toprağın.
Beşinci mevsiminde saklı her yüreğin yangını
Ve şüphesiz …
Yazılmış veya yazılacak olan hiçbir şiir sahipsiz değil.