Bir sabah uyanıp göğsünüzde hafif bir sıkışma hissettiniz. Kalbiniz biraz hızlı atıyor, hafif bir terleme var. Eliniz hemen telefona gidiyor. Google’a yazıyorsunuz: “Göğüs ağrısı neden olur?” Birkaç saniye içinde onlarca farklı olasılık karşınıza çıkıyor; reflüden kalp krizine
kadar… Peki ya bu cevaplardan hangisi sizin için doğru? Ve asıl soru şu: Yapay zekâ gerçekten sizi “muayene” edebilir mi? Günümüzde milyonlarca insan sağlık sorunlarını ilk olarak internette araştırıyor, hatta doğrudan yapay zekâ destekli uygulamalara başvuruyor.
Ancak birçoğumuz bu uygulamalara ne kadar doğru bilgi girmemiz gerektiğini, hangi ayrıntıların gerçekten önemli olduğunu ya da kişisel verilerimizi paylaşırken nelere dikkat etmemiz gerektiğini bilmiyoruz. Sonuçta, yanlış bilgi → yanlış sonuç → yanlış yönlendirme. İşte bu kitap tam da bu noktada doğdu. Bu kitapta, yapay zekâya sağlık sorunlarınızı danışırken nasıl “akıllı bir kullanıcı” olabileceğinizi öğreneceksiniz. – Kendi sağlık geçmişinizi (özgeçmiş ve soy geçmiş) nasıl özetlemelisiniz? – Şikâyetlerinizi hangi
özellikleriyle tarif etmelisiniz? – Hangi bilgileri mutlaka girmeniz, hangilerini paylaşırken dikkatli olmanız gerekir? – Mahremiyetinizi ve veri güvenliğinizi nasıl koruyabilirsiniz? Tüm bu soruların yanıtlarını, güncel bilimsel veriler ve gerçek klinik deneyimlerden süzülmüş örneklerle bulacaksınız.
Ürüne ait yorum bulunmamaktadır.
Günümüz medeniyetinin sahip olduğu maddi unsurların ve manevi değerlerin anavatanı olarak kabul edilen Mezopotamya, yazının kullanımı ile evrensel kültürün doğduğu coğrafya olmuştur. Bu coğrafyada, başlayan tarım ile birlikte yerleşik kültür ortaya çıkarken insan zihninin en kalıcı soyutlamaları olan devlet anlayışı ve tanrı tasavvuru da gelişmiştir. Mezopotamya şehirlerinde başlayan yönetme-yönetilme olgusu zamanla devlet anlayışına evrilirken, tabiatın gizemli güçlerine verilen mana tanrıların varlığına dönüşmüştür. Bu dönüşüm tapınaklarla kurumsallaşmış bir inanç halini alırken yönetim de tapınak merkezli bir gelişim göstermiştir. Mezopotamya’da başlayan bu gelişim zamanla dünyanın geri kalanına yayılmış ve günümüz evrensel kültürünün temellerini oluşturmuştur. Bu kitap, Mezopotamya’daki inanç olgusunun ve yönetim anlayışının gelişimi ile evrensel kültürdeki yeri hakkında araştırmalar yapan akademisyenlerin çalışmalarını içermektedir.
Bu çalışma ile özel eğitim öğretmenlerinin meslekleri ve matematik öğretimlerine yönelik rol ve sorumlulukları doğrultusunda özyeterlilik algılarını ölçecek birer ölçme aracının geliştirilmesi ve bu ölçeklerle öğretmenlerin özyeterlilik düzeylerinin belirlenmesi hedeflenmektedir.
Özyeterlilik, verilen eğitim ve sağlanan desteklerle arttırılabilir bir özellik olduğundan (Al-Darmaki, 2004; Daniels ve Larson, 2001; Goetz, Hunt ve Soto, 2002; Urbani, Smith, Maddux, Smaby, Torres-Rivera ve Crews, 2002) çalışma bulguları doğrultusunda özel eğitim öğretmenlerinin mesleklerine ve matematik
öğretimlerine ilişkin özyeterlilik algılarını olumlu yönde arttırma konusundaki gereksinimlerin belirlenebilmesi olasıdır.
Çalışma beş bölüm şeklinde tasarlanmıştır. Birinci bölümde çalışmanın konusu ve problem durumu ele alınmıştır. Bu doğrultuda matematik öğretim özyeterliliği özel eğitim kapsamında vurgulanarak odaklanılan çalışma alanı sunulmuştur. Daha sonra çalışmanın amacı ve önemi üzerinde durularak yapılma gerekçeleri belirtilmiş ve çalışmanın ana çerçevesi açıklanmıştır.