Bir sabah uyanıp göğsünüzde hafif bir sıkışma hissettiniz. Kalbiniz biraz hızlı atıyor, hafif bir terleme var. Eliniz hemen telefona gidiyor. Google’a yazıyorsunuz: “Göğüs ağrısı neden olur?” Birkaç saniye içinde onlarca farklı olasılık karşınıza çıkıyor; reflüden kalp krizine
kadar… Peki ya bu cevaplardan hangisi sizin için doğru? Ve asıl soru şu: Yapay zekâ gerçekten sizi “muayene” edebilir mi? Günümüzde milyonlarca insan sağlık sorunlarını ilk olarak internette araştırıyor, hatta doğrudan yapay zekâ destekli uygulamalara başvuruyor.
Ancak birçoğumuz bu uygulamalara ne kadar doğru bilgi girmemiz gerektiğini, hangi ayrıntıların gerçekten önemli olduğunu ya da kişisel verilerimizi paylaşırken nelere dikkat etmemiz gerektiğini bilmiyoruz. Sonuçta, yanlış bilgi → yanlış sonuç → yanlış yönlendirme. İşte bu kitap tam da bu noktada doğdu. Bu kitapta, yapay zekâya sağlık sorunlarınızı danışırken nasıl “akıllı bir kullanıcı” olabileceğinizi öğreneceksiniz. – Kendi sağlık geçmişinizi (özgeçmiş ve soy geçmiş) nasıl özetlemelisiniz? – Şikâyetlerinizi hangi
özellikleriyle tarif etmelisiniz? – Hangi bilgileri mutlaka girmeniz, hangilerini paylaşırken dikkatli olmanız gerekir? – Mahremiyetinizi ve veri güvenliğinizi nasıl koruyabilirsiniz? Tüm bu soruların yanıtlarını, güncel bilimsel veriler ve gerçek klinik deneyimlerden süzülmüş örneklerle bulacaksınız.
Ürüne ait yorum bulunmamaktadır.
İnsanlık tarihinin en büyük buluşlarından olan ateş; insana beslenme, ısınma ve korunma gibi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için büyük kolaylık sağlarken, büyük felaketleri de peşinden getirmiştir. Ateşi kontrol edebileceğinin farkında olan tek canlı olan insanın, ateşi kontrol edemediğinde yaşayacağı büyük felaketleri öğrenmesi çok da uzun sürmemiştir. Tarih boyunca çıkan yangınlar hem büyük can ve mal kayıpları yaşatmış hem de yerleşim yerlerinin sosyal ve kültürel yapısını değiştirmiştir.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun yürürlüğe girme¬siyle birlikte, iş sağlığı ve güvenliği (İSG) faaliyetleri kapsamın¬da, istisnai kurum ve kuruluşlar hariç tüm iş yerleri acil durum ve afetle ilgili olarak gerekli faaliyetleri yapmakla yükümlü tutulmuştur. Bu yükümlülüklerden bir tanesi de acil durum eylem planı hazırlamaktır. Acil durum eylem planları, afetle mücadelede hazırlık evresinin en temel yapı taşlarından biri¬dir. Dolayısıyla bu müdahale planlarının bilinmesi ve öneminin anlaşılması hayati önem taşımaktadır. Yangından önce, yangın sırasında ve yangın sonrasında yapılacakların bilinmesi de acil durum eylem planının önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.
Yangın; süresi, mekânı ve nasıl gerçekleşeceği belli olmayan bir tehlike olarak karşımıza çıkmaktadır. Teknolojinin gelişmesine paralel olarak değişen yapılar ve kullanıcı sayısında yaşanan artış yangın gerçekleşme olasılığını artırmaktadır.
Bu çalışma ile özel eğitim öğretmenlerinin meslekleri ve matematik öğretimlerine yönelik rol ve sorumlulukları doğrultusunda özyeterlilik algılarını ölçecek birer ölçme aracının geliştirilmesi ve bu ölçeklerle öğretmenlerin özyeterlilik düzeylerinin belirlenmesi hedeflenmektedir.
Özyeterlilik, verilen eğitim ve sağlanan desteklerle arttırılabilir bir özellik olduğundan (Al-Darmaki, 2004; Daniels ve Larson, 2001; Goetz, Hunt ve Soto, 2002; Urbani, Smith, Maddux, Smaby, Torres-Rivera ve Crews, 2002) çalışma bulguları doğrultusunda özel eğitim öğretmenlerinin mesleklerine ve matematik
öğretimlerine ilişkin özyeterlilik algılarını olumlu yönde arttırma konusundaki gereksinimlerin belirlenebilmesi olasıdır.
Çalışma beş bölüm şeklinde tasarlanmıştır. Birinci bölümde çalışmanın konusu ve problem durumu ele alınmıştır. Bu doğrultuda matematik öğretim özyeterliliği özel eğitim kapsamında vurgulanarak odaklanılan çalışma alanı sunulmuştur. Daha sonra çalışmanın amacı ve önemi üzerinde durularak yapılma gerekçeleri belirtilmiş ve çalışmanın ana çerçevesi açıklanmıştır.