Sedat Sayın'ın hikâyelerinin ortak vasıfları neler mi? Öncelikle sağlam, titiz, ilmek ilmek dokunan bir kurgu. İçinizi serinletecek tertemiz, özenli, pırıl pırıl bir Türkçe. Buram buram samimiyet kokan, sizi alıp götüren, hiç bitmesin duygusuyla okuduğunuz bir örgü. Şiirsel, şiirimsi, şiir gibi bir üslûp. Olaylarla durumların rahatsızlık vermeyen, aksine sarıp sarmalayan iç içeliği.. Adeta size film izletiyormuş tadı veren; kâh olayların içine içine çeken, kâh birden yakın plana götüren, psikolojik tahlillerle zenginleştiren, kâh birdenbire sizi dışarıya çıkarıp bir perspektiften, peyzaj seyrettirircesine karşıdan bakmayı, baktırmayı, sağlayan bir sunum. Sizi şaşırtmayan, sürprizlere pek açık olmayan, sizi yanıltmayan bir hikâye onun hikâyesi.
Ürüne ait yorum bulunmamaktadır.
“Hangi sesleri duymak seni rahatlatıyor? Annenin şefkatli sesini duymak sana nasıl hissettiriyor? Kuş sesi, dalga sesi, rüzgâr sesi sende hangi duyguları uyandırıyor? Peki ya dinlemekten hoşlandığın şarkılar seni nasıl etkiliyor?
Bir kedinin miyavlaması, bir kuzunun melemesi, rüzgârda yaprakların çıkardığı ses, bir kurbağanın vıraklaması sana ne hissettiriyor?”
“Seslere Yolculuk” ses kavramını sadece fiziksel bir olgu olarak değil, duygu ve bağ kurma aracı olarak ele alırken okuru iç dünyasına yönelmeye davet ediyor. Kitap aile bireyleri üzerinden farklı ses deneyimlerini aktarırken her bir karakteri bir sesle özdeşleştiriyor. Sadece çocukların değil yetişkin okurların da kendinden bir şeyler bulabileceği bu kitap sorduğu sorularla interaktif bir deneyime de kapı aralıyor.
Seslerin dünyasında yolculuğa çıkmaya hazır mısın?
Adım adım yürüdüğün hayat yolculuğunda, gerçekleştirilmesi mümkün olan hayallerinin peşine koş. Umut ışıklarını birer birer yak hiç söndürme. Bir çınar gibi köksal, hedefine coşkuyla ilerle. Geçmişin yükünü sırtından at; geleceğe azimle, gayretle odaklan, zorlukların üstesinden gelerek unutulmaz hayat hikâyeni güzel ve iyi yaz. Böylece destansı hatıralarını hem oku hem de okut.
Gönlündeki sevgi, saygı çiçeklerini kurutmadan, merhamet günlerini yalnız bırakmadan bir gün öten bülbüllerin yuvasına dağıtmadan şefkat bağının bahçıvanı olmaya devam et.
“Aaa! Bu olmaz.” diyor.
“Neden olmaz?”
“Annenizin kimlik kartında doğum tarihi yanlış yazılmış. Lefkoşa’ya gidip bunu düzeltmeniz gerekiyor.
“Nasıl yani?”
“Bakın, doğum tarihi var, ama ay ve gün yok.”
“Ne olacak canım? Tarih var ya”
“Olmaz. Düzeltip getirmeniz gerekiyor.”
“Nereye gideceğim.?
“İçişleri Bakanlığına gitmeniz gerekecek. Nüfus Kayıt Dairesine gidip doğum tarihini düzeltmeniz gerekiyor.”
“Canım tarih belli işte. Ay ve gün olsa ne olur, olmasa ne olur?”
“Olmaz”
“Neden olmaz?”
“Prosedür öyle.”