Orlikowski and Baroudi (1989) claim that, conducting researches about Information System (IS) or Information Technology (IT)1 occupation is critical for various reasons. First, IT employees generally performance in the sector with rapid developments which exponentially grows year by year. Second, IS workers have a significant influence on other organizational practices which shapes the way that other employees do their businesses. Third, IT profession can be considered more technical and the department itself cannot locate under the main business functions; yet, all the critical processes undeniably depend on information technology (Lamb & Kling, 2003). Studies about Information Technology (IT) professionals2 have generally focused on three issues: (1) differences between IT people and the others, (2) how IT deals with different task assignments, and (3) high labor turnovers (Niederman, 1993); however, the first issue is still in its nascent especially regarding with empirical researches. Indeed, Leidner and Kayworth (2006) insist on conducting more empirical researches in order to understand IT occupational culture and its impacts because cultural studies in IS have generally focused on two levels of analysis: national culture and organizational culture.
Ürüne ait yorum bulunmamaktadır.
Dijitalleşmenin farklı yüzlerini farklı disiplinlerin gözünden inceleyen bu derleme, altı bağımsız çalışmayı bir çatı altında buluşturmaktadır. Tüketim alışkanlıklarının dijital dönüşümü ve bunun toplumsal yansımaları ilk olarak ele alınmakta; ardından uzaktan çalışmanın hukuki ve sosyal boyutları, mekândan kopan emeğin yarattığı yeni gerilimler üzerinden tartışılmaktadır. Yapay zekâ ve otomasyon ekseninde katılım bankacılığının müşteri deneyimine nasıl şekillendiği incelenmekte; coğrafi sınırları aşarak çalışan dijital göçebelerin küresel etkileri ile karşılaştıkları hukuki güçlükler de bu çerçevede değerlendirilmektedir. Dijital çağda finansal okuryazarlığın yeniden tanımlanması ve beraberinde gelen yeni nesil riskler ayrıca ele alınan başlıklar arasındadır. Son bölümde ise engelli bireylerin dijital iletişim süreçlerine erişim hakkı mercek altına alınarak kitabın genel çerçevesi tamamlanmaktadır.