Dünyayı güzelleştirmek zorundayız!
Bunun binbir yolu var, ama en etkilisi her zaman; güzelliği görmek ve çoğaltmak. Fahri Tuna, Kırk Güzel İnsan ile güzelliğin üzerindeki örtüyü çekiyor, yaşadığımız çağa rağmen onu ayan beyan kılıyor. Kırk insan hikâyesi anlatırken, kırk bin güzellik inşa ediyor. Sizler için bu güzelliğin kapısını aralarken içim öylesine ferah; biliyorum, vaat ediyorum ve okumanız için ısrar ediyorum ki bu insanların hepsi gerçek. Bu insanların güzellikleri sahici.
Balkanlar’dan Adapazarı’na, Edirne’den Mardin’e, Kırk Güzel İnsan, güzelin umudu olacak okuyucunun kalbinde. Dünyada güzelliğin var olabileceğinin, iyi insanların daima etrafta olduğunun ispatı olacak. Kitaptaki kırk kişinin hayatını, güzeli daha güzel kılan, güzeli daha güzel gören Fahri Tuna kaleminden okurken; gök önünüze serilmiş, dalga ayağınıza değmiş, bir kedi okşamış ya da en kıymetlisi; hiç tanımadığınız biri size gülümsemiş gibi ferahlık duyacaksınız, mutlu olacaksınız.
Eminim; bu kitap ile siz, güzelliğe inanacaksınız!
Ürüne ait yorum bulunmamaktadır.
Görünce seven, sevince yazan Fahri Tuna, M. Selahaddin Şimşek’in güzel gönlünden gelen ısrarlı dileğe uyarak başladığı “portre” yazılarından oluşan kitap zincirine iyilik dolu yeni bir halka ekliyor: “Gördüm Sevdim Yazdım.” Bu kez, Mehmet Şeker dostumuzun da hamurunda tuzu var. Tuz diyorum ama şekerden daha tatlı.
Tuna, modern Türk edebiyatının çorak bir alanını gönlünün pınarıyla sürekli sulayıp duruyor. Portre yazıları denince artık akla ilk onun adı geliyor. Anlatırken nakış gibi dokuyor. Bilgi ve belge dağarcığımıza yenilerini ekliyor. Böylece hem bir dil şöleni çıkıyor karşımıza hem de yakın kültürel/toplumsal tarihimizin, tarihdaş coğrafyamızın en zengin sofrası seriliyor.
Sadık Yalsızuçanlar