Dijital teknolojiler, iletişim biçimlerimizi dönüştürürken bireylerin kendilerini ifade etme yollarından kamusal alanın işleyişine, medya üretiminden etik tartışmalara kadar pek çok alanı yeniden şekillendirmektedir. “Dijital İletişim Kültürü: Teknoloji, Toplum ve Medya”, dijitalleşmeyi yalnızca teknik bir dönüşüm olarak değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel bir süreç olarak ele alan derleme bir çalışmadır. Kitap; dijital medyanın kimlik inşası, kamusallık, emek, gözetim ve medya okuryazarlığı gibi temel alanlar üzerindeki etkilerini eleştirel bir perspektifle tartışmaktadır. Dijital çağda iletişimin nasıl üretildiğini, dönüştüğünü ve toplumsal yaşamı nasıl yeniden yapılandırdığını anlamak isteyen okurlar için kapsamlı, anlaşılır ve güncel bir kaynak sunmayı amaçlamaktadır.
Ürüne ait yorum bulunmamaktadır.
80’lerin sonunda fakültede tanıştığım örgütsel davranış, yönetim bilimleri , otuz yılı aşkın bir süredir hem çalışma hem ilgi alanım oldu.
Önce dergiler, gazetelerin insan kaynakları ekleri, tv de ve radyoda tek tük söyleşi, sonra lisansta dersler, yüksek lisans ve doktorada , kongre ve seminerler, bilimsel kitap ve makaleler derken pandemiden itibaren dijital medyada yüzlerce bilimsel çalışma okudum ve dinledim. Bu kitap Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Anabilim Dalı’nda tamamladığım “Kamu ve Özel Hastanelerin Örgüt Kültürlerinin Karşılaştırılması ( Sakarya Örneği )” başlıklı yüksek lisans tez çalışmamdan türetilmiştir. Çalışma yıllar sonra sadeleştirilerek ve güncellenerek örgüt kültürü temel teorileri ışığında kitaba dönüştü. 2000’lerin başında yüksek lisans çalışmalarımda ve tezimde katkıları bulunan tez danışmanım Prof. Dr. Adem Uğur’a, tez izleme/jüri üyelerine ve akademik süreç boyunca desteğini esirgemeyen akademisyen dostlarıma teşekkür ederim. Ayrıca, her yayınımda olduğu gibi bu kitabın okurlarla buluşmasındaki değerli katkısı için Değişim Yayınevi’ne teşekkür ederim .
Bu kitabın kurum kültürü konusunda çalışma yapan araştırmacı ve meslektaşlarıma ilham vermesini diler, yöneticilerin de adil, şeffaf, liyakate ,sevgi ve saygıya dayalı, yıllarca aktarılır nitelikte örnek bir örgüt kültürü yaratmalarını temenni ederim.
Bugün en son bilgileri yapay zekadan alıp saniyeler içinde sunum , dakikalar içinde kitap yazılan bir dünyadan ama kitapların ve titizlikle taranmış makalelerin arasından kendi cümlelelerimle iyi okumalar diliyorum.
Gerek amatör gerek profesyonel mobil uygulama geliştiricileri için tasarımın bu denli belirleyici bir rol üstlendiği günümüzde, işi haberi en hızlı, en doğru ve en güvenilir biçimiyle okuyucularına ulaştırmak olan basın-yayın sektörünün temel taşı gazetelerin, geleneksel yayım yöntemleri olan basılı baskının yanı sıra geliştirdikleri mobil uygulamalarla da tirajlarını artırmaya çalışmaları son derece doğal bir gelişimdir. Bu hamlenin temel hedefi olan okuyucuya rakip gazetelerden önce ulaşabilmek için, söz konusu mobil uygulamaların okuyucu tarafından benimsenmesi
büyük önem taşımaktadır. Bu benimseme süreci; yazının boyutu, rengi, türü, satır uzunlukları ve satır arası boşluklar gibi okumayı doğrudan etkileyen tipografik unsurların doğru biçimde tasarlanmasıyla mümkün olabilmektedir.
Her ne kadar sıradan okuyucular söz konusu tipografik unsurları teknik isimleriyle tanımasalar da harf aralıkları sıkışık ya da satır boşlukları dar biçimde düzenlenmiş bir metni okumaktan kaçınacakları tahmin etmek güç değildir. Okuyucu deneyimini doğrudan etkileyen bu tasarım kararları, çalışmanın odağını oluşturmakta; okunurluk ve okunabilirliği akademik bir perspektiften ele alarak alana katkı sunmayı hedeflemektedir.