| Kitap Adı | : | Kur'an'da Benzer Ayetlerdeki Anlatım Farklılıkları |
| Yazar Adı | : | Yrd. Doç. Dr. Muhammed Aydın |
| ISBN | : | 975-8289-18-7 |
| Kapak Tasarımı | : | Aydın Duran |
| İlk Baskı Tarihi | : | Mayıs 2001 |
| Baskı Sayısı | : | 2. Baskı |
| Kağıt Cinsi | : | İthal Kağıt |
| Kapak Cinsi | : | Karton Kapak |
| Liste Fiyatı | : | 9 TL |
| Sayfa | : | 190 Sayfa |
| Ebat | : | 13,5 x 19,5 |
Bu çalışma sayesinde, Kur'an'da hakikatte bir tekrarın olmadığını ya da idrak edemediğimiz pek çok hikmet ve sırlarla dolu olduğunu görürüz.
Ürüne ait yorum bulunmamaktadır.
Şirk, sosyal adaletsizlik, ahlâki çöküntü, kadınların değersizleştirilmesi, -fert ya da devlet- zengin ve güçlülerin fakir ve zayıflara haksızlık ve zulümleri, kan davaları, içki, kumar, şans oyunları, tefecilik, faiz, rüşvet, adaletsizlik, zina vb. daha birçok kötülükler tıpkı cahiliye döneminde olduğu gibi ve hatta daha yaygın halde günümüzde yaşanmaya devam ediyor.
Peki, ne oldu da yaklaşık bin beş yüz yıl geçtikten sonra Kur’ân önümüzde duruyor, Peygamber Efendimizin (sav) sünneti biliniyor ve korunuyor olduğu halde cahiliye döneminde olanlar bugün yine zirve yaptı?
21. yüzyılın günümüz insanı, bilgi ve teknolojide doruk noktada olmasına karşın insani değerler açısından barbarlık çağının cahilliğinden nasıl kurtulacak?
Peygamber âşığı Seyfi Çuhadar, Böyle Bir Peygamber Sevilmez mi? Peygamberimizi Sevdim Ben adlı eseriyle, geçmiş ve günümüz âlimlerinin değerli çalışmalarını inceleyip harmanlayarak yılların verdiği birikimle hâlisane ve âcizane duygularla okuyucularına bu soruların cevaplarını sunuyor.
Allah’ı sevmenin ve O’nun sevgisine ulaşmanın yolunun Hz. Peygamber’e (sav) uymaktan geçtiğini önemle hatırlatıyor. Dini doğru anlamak ve yaşamak için Sünnet-i Seniyye’nin bilinmesi ve uygulanmasının zorunluluğunu dile getiriyor. Bireyin inançtan ibadete, ticaretten ahlâka kadar tüm hayatını şekillendiren, sahih din anlayışının iki temel kaynağı, en güvenilir rehberi olan Kur’ân ve Sünnet’in bir bütünlük içerisinde yaşanması gerektiğini açıklıyor.
Yazarın kitap boyunca hissedilen bu yöndeki samimi niyet ve gayretleri okuyucularda da aksiseda bulacaktır.
Adapazarlı Edebiyatçı-Yazar Fahri Tuna Adapazarı Yazıları kitabında; Şehirleri şehir yapan bu aileler veya kişilerdir. Neredeyse, imarını, eğitimini, ekonomisini onlar belirlemişlerdir çoğu kez. demektedir. Peki, Adapazarı için bu kimse kimdir? İlk akla gelen kişi Kara Osman’dır. Peki, kimdir Kara Osman? Tam adıyla söylemek gerekirse: Kimdir Adapazarı Âyanı Kara Osman Ağa?
Adapazarlı tarihçi Profesör Atilla Çetin, Kara Osman Ağa’yı şöyle anlatıyor: Kara Osman Ağa, Adapazarlı bir yerli. Askerlikte ilerlemiş, zağarcıbaşılığa, bugünkü korgeneralliğe kadar yükselmiş, 6 ocaktan birisinin başkanı.
Bir vesile ile Adapazarı’na gönderilen Kara Osman bir konuşmasında Biz padişah katında tanınan adamız. diyor. Kara Osman bu bölgenin 1800’lerdeki en önemli şahsiyetidir. Adapazarı âyanıdır.
Âyanlar, padişahla halk arasında -ama halkın ittifakla seçtiği- bir yerel yöneticidir. Yasal bir yöneticidir Kara
Osman Ağa. Tarihe ve tarihî belgelere geçmiş bölgenin ilk ünlüsüdür. Akıllı, zeki, çok tedbirli, fettan (şeytan gibi, kurnaz, cevval) birisidir; belgeler böyle demektedir. Tedbirini almayı iyi bilir. Reaya (gayrimüslim tebaa) ile iyi ilişkiler içerisindedir. Zaman içinde ticaretle de zenginleşmiş, itibarı artmıştır.