| Kitap Adı | : | Kelama Giriş |
| Yazar Adı | : | Prof. Dr. Hasan Mahmud Eş-Şafi |
| Çeviren | : | Yrd. Doç. Dr. Süleyman Akkuş |
| ISBN | : | 978-605-4031-11-5 |
| İlk Baskı Tarihi | : | Ocak 2009 |
| Baskı Sayısı | : | 1. Baskı |
| Kağıt Cinsi | : | İthal Kağıt |
| Kapak Cinsi | : | Karton Kapak |
| Liste Fiyatı | : | 15 TL |
| Sayfa | : | 364 Sayfa |
| Ebat | : | 13,5 x 19,5 |
Elinizdeki kitap, bütün asırlarda yenilenen, ideolojik çatışmaların, dinler arası diyalogların neredeyse bütün dünyayı sardığı, dini uyanışın yer aldığı asrımızda İslam inanç esaslarını akli ve nakli delillerle ele alıp inceleyen Kelam İlmi'nin geleceğine dair bir güvenin, görevine olan inancın ifadesi olarak yazılmıştır. Yazar göre bu konuda Müslümanlara büyük sorumluluklar düşmekte, bunu sağlayacak bilinç, akidenin özünü oluşturan tevhidi araştırmaktan geçmektedir. Bütün alanlarda güçlü bir medeniyetin uyanışı, İslam toplumlarının yeniden öncü konumda olmaları da böylelikle gerçekleşecektir. Kitapta, Kelam İlmi'nin tarihi, itikadi mezhepler ve temel düşünceleri, araştırma ve istidlal metotları, akli bilgi ve nakli delillerin özellikleri, kelam metodunun olumlu ve yenilenmesi gereken yönleri, diğer ilmi dallarıyla bağlantısı, kelam terimleriyle ilgili eserler, Yahudi, Hıristiyan teolojileri tarihi, dönemleri ve temsilcilerine dair derli toplu bilgiler verilmektedir. Son bölümde ise mezheplerin temel kaynaklarından seçilmiş kelam metinleri yer almaktadır.
Türklerin tarihi rolü, Matüridi Mezhebi'nin kelam araştırmaları için ihmal edildiği; kelam araştırmalarınca oldukça önem gösterilmesi gereken bir mezhep olduğu da özellikle vurgulanmaktadır.
Ürüne ait yorum bulunmamaktadır.
Şirk, sosyal adaletsizlik, ahlâki çöküntü, kadınların değersizleştirilmesi, -fert ya da devlet- zengin ve güçlülerin fakir ve zayıflara haksızlık ve zulümleri, kan davaları, içki, kumar, şans oyunları, tefecilik, faiz, rüşvet, adaletsizlik, zina vb. daha birçok kötülükler tıpkı cahiliye döneminde olduğu gibi ve hatta daha yaygın halde günümüzde yaşanmaya devam ediyor.
Peki, ne oldu da yaklaşık bin beş yüz yıl geçtikten sonra Kur’ân önümüzde duruyor, Peygamber Efendimizin (sav) sünneti biliniyor ve korunuyor olduğu halde cahiliye döneminde olanlar bugün yine zirve yaptı?
21. yüzyılın günümüz insanı, bilgi ve teknolojide doruk noktada olmasına karşın insani değerler açısından barbarlık çağının cahilliğinden nasıl kurtulacak?
Peygamber âşığı Seyfi Çuhadar, Böyle Bir Peygamber Sevilmez mi? Peygamberimizi Sevdim Ben adlı eseriyle, geçmiş ve günümüz âlimlerinin değerli çalışmalarını inceleyip harmanlayarak yılların verdiği birikimle hâlisane ve âcizane duygularla okuyucularına bu soruların cevaplarını sunuyor.
Allah’ı sevmenin ve O’nun sevgisine ulaşmanın yolunun Hz. Peygamber’e (sav) uymaktan geçtiğini önemle hatırlatıyor. Dini doğru anlamak ve yaşamak için Sünnet-i Seniyye’nin bilinmesi ve uygulanmasının zorunluluğunu dile getiriyor. Bireyin inançtan ibadete, ticaretten ahlâka kadar tüm hayatını şekillendiren, sahih din anlayışının iki temel kaynağı, en güvenilir rehberi olan Kur’ân ve Sünnet’in bir bütünlük içerisinde yaşanması gerektiğini açıklıyor.
Yazarın kitap boyunca hissedilen bu yöndeki samimi niyet ve gayretleri okuyucularda da aksiseda bulacaktır.